Google

YAŞAMAK ÇOK ZOR

Yorum (yok) Yorum yaz!

BEN ESKİDEN KÜÇÜKTÜM

Annemin sobada kaynattığı ıhlamurun kokusu içimi bayardı.

Denizden çıkınca zeytiyağlı  biber dolmasını elimde elma gibi ısırarak yemek büyük zevkdi.

Suyu musluktan içerdik

Belimize kadar kar yağardı ,okullar yinede tatil olmazdı.

Kızamık olunca mutlaka kızamık şekeri yerdik

Mahalledeki herkesi tanırdık

Babam pazar günleri kahvaltıya mücver yapardı.(kavrulmuş kıyma,yeşil soğan,maydonoz ve yumurtadan)

Cumartesi günleri gündüz seansında iki film birden izlerdik

Çantamı ters tutunca sınıfta kalacağımı sanırdım.

Anneler günü için 1ay önce hazırlanmaya başlar,günü gelince annelerimize okulda müsamere yapardık(yani gösteri)

Bu liste uzar gider.

Peki siz de eskiden küçükmüydünüz

 Okuyunca farkettim ki, yazıya aslında yapılacak o kadar çok ek varki. Mesela mahallede biri vefat edince annem günlerce evde radyo açmazdı ,  acıya saygıdan dolayı. Bakalım sizde küçükmüydünüz.

Yorum (1) Yorum yaz!

BİR AŞK HİKAYESİ

Aynı mahallede oturuyorduk.Adı "ESRARENGİZ"di.Kahverengi gözleri vardı ve esmerdi.Bütün kızlar ilklerden ondan hoşlanıyordu ama ben ondan nefret ediyordum.Birgün bana bakıp göz kırptı.Bende gülüp geçtim.Onu sevmediğimden emindim ama o gelmeden uyuyamıyordum.Birgün onu sevdiğimi kendime itiraf ettim.Artık geceleri uyumak yerine geceleri onun evini izliyordum.Yolda yürürken onu gördüm yine.Gülümsedi.Ben de naber dedim.O da "iyiyim küçüğüm"dedi.Yani aradaki yaş farkını birkez daha yüzüme vurdu.O gün evde saarlerce ağladım.Birgün onun evine gittim.Seni seviyorum dedim ve kaçtım.Aradan 1 ay geçti.Mahalleye bir ambulans gelmişti.Bir sedye indirdiler.Onun evinden biri çıkıyordu.Hayır hayır inanamıyordum.Evet oydu.Sedyeye bindirdiler ve o elimi tutup "bende seni küçüğüm" demişti.Kıpkırmızı olmuştum.O an öldüğünü görünce gözümden yaşlar boşalıyordu.Hayatımda hiç bu kadar sevmemiş,hiç bu kadar biri için acı çekmemiştim.O gözlerini bir daha göremeycektim.O kahverengi gözlerindeki ışıltıyı bi daha sezemeyecektim.O gülüşünü bir daha göremeyecektim.Eve gittim.Herkes ondan bahsediyordu.Kimsesizmiş.Bu yaşa kadar kendi gayretiyle okuyup büyümüş.Sevdiği bir kız varmış.Ailesi vermemiş o da kaçmış.Ama kaçtığı gün ölmüş.Yani onun sevgisi azrailin ölüm fermanıymış.Hergün ölmek için dua ediyormuş.Baş ucunda bir kalem,bir kağıt ve bir fotoğraf varmış.Birgün kendini vurup polisleri aramış.Ertesi gün polisler geldi.Onun evinin duvarında kendi kanından yazılmış bir yazı vardı

BÜTÜN SEVDİKLERİM

BİRER BİRER ÖLDÜ...

SEN ÖLME DİYE

BEN ÖLDÜM KÜÇÜĞÜM...!!!

Yorum (1) Yorum yaz!

İNSAN

İNSAN OLMALI  

Derler ki: İnsan biraz çocuk olmalı. Bir balon gördüğünde 'istiyorum' diye tutturmalı…İnsanın eteğini çekiştireceği bir annesi olmalı…Yolda yürürken biraz da etrafına bakmalı değişik hayatları görmek için (aman çukurlara ve İnşaat kenarlarına dikkat)…İnsan gecenin bir vakti yatağından fırlayıp 'seni seviyorum' diye bağırmalı. İnsan, gecenin bir vakti yatağından fırlayıp 'seni
Seviyorum' diyebileceği bir sevgili olduğuna inanmalı…İnsan sabah uyandığında yatağının baş ucunda bir gül ile bir not bulmalı: 'uyandırmaya kıyamadım'…İnsan heyecan duymalı yeni günün getirdiği ışıklar için…İnsan sinirlenmeli, kavga etmeli, inandığı değerler için…İnsan, arada aşık olmalı, Sonunda acı olduğunu bilerek…İnsan bazen de sarhoş olmalı. Bir türkü tutturup sokakları arşınlamalı…İnsan, anlamsızca beklemeli telefonun çalmasını, belki o arar diye…İnsan efkarlanmalı tabii biraz da, sırf efkar olsun diye…İnsan ara sıra kocaman olmalı, dünyalar kadar, herkesi kucaklayabilmek için…İnsan bazen kendi olmalı, bazen herkesten bir parça…İnsan bazen de aptal olmalı, inanmak istediği şeylere inanmalı…Hoşgörülü, kalender olmalı, bir derviş kadar…Daha çok dinlemeli, bir bilge gibi…Hayata küsmesi ve barışması, bir çocuk kadar kısa sürmeli…Özel olduğunu, biricik olduğunu bilmeli, ama şımarmamalı…Arkadaşlarından, dostlarından yüz çevirmemeli, bazen sadece hatırlarını sormak için aramalı… Bu cümleleri alabildiğine uzatabiliriz. Ama sanırım ana fikir ortaya çıktı.
İnsan olmak zor zanaat…Tabii kolayına kaçanlar da var. Hayatı hem kendisine, hem yakınlarına zehir edenler. Onların yanından hemen uzaklaşın. Yaşam enerjinizi, insan sevginizi, umutlarınızı tüketmelerine izin vermeyin.Herkesin , her türlü değeri yok ettiği, içini boşalttığı bir ortamda, hiç olmazsa siz kendinizi koruyun. Şair Yusuf Alper "İnsan bir İnsandır" adlı şiirinin son beşliğinde şöyle seslenir: "İnsan bir sevdadır/her sabah külünden yeniden doğar/Elini yüzünü yıkar, öper çocuklarını/Öper kalemini, karısını, güneşi/İnsan bir insandır –çoğu zaman-" Bitki de, taş toprak da, hayvan da, bulut da, denizde bir damla da olmak iyi ama, insan olmak var ya, insan olmak, dünyaya bedel…Hem de çoğu zaman değil her zaman. Galiba Şamanlar ve Budistler bunu bizden daha güzel kavramış durumdalar.
 
 

 

İLİŞKİLER

Son yıllarda internet aşkları revaçta. Aşkın olduğu her yerde ise hayal kırıklığının yaşanması doğal. Üstelik internetin "chat" odalarında, sanal kimliklerle dolaşan insanların 'gerçeği yalnızca gerçeği söyleyeceği'ni sananları büyük düş kırıklıkları bekliyor. Erkek sandığınız kişi kadın, yetişkinler çocuk, genç sandığınız
yaşlı, güzeller çirkin, karakterliler karaktersiz, aşırı cüretkarlar pısırık ve içe dönük çıkabiliyor. Bunlar olmasa bile chat'ten sıkılıp tanışmak isteyenler çok kısa sürede sadece gerçek yaşamın  can sıkıcı tablosuyla yüzleşiyorlar. Sanal dünyanın sahteliği
yerini gerçek dünyanın sahteliğine terkediyor. Aslında hepimiz, aslında istediğimiz özellikleri taşımayan kişilere sanki o özellikleri varmış gibi davranıyoruz. İşte ilişkide bu aşamaya aşk evresi diyoruz. Karşımızdaki kişise o özelliklerin olmadığının
farkına vardığımızda, tıpkı sinemadaki gibi ışıklar yanıyor, film bitiyor. Bazıları ışıkların yandığının farkına hiç varmıyor. Çünkü uyuyorlar. Bu uyku, kişisine göre 5, 10, hatta 20 yıl sürebiliyor. Çevrenize şöyle bir bakın. Çok iyi anlaşıyorlar diye düşündüğünüz kaç kişi halen birlikteler. Ataerkil aile düzeninden çekirdek aileye geçen (bazı bölgelerde geçemeyen) toplumumuzda, örnek alabileceğimiz bir evlilik modeli yok. 20 yıl önce elele
tutuşup gezmenin ayıp karşılandığı bir ülkede, şimdi her şey serbest. Kadınlar ekonomik özgürlüklerini elde ettikleri anda eşit, reşit ve rahat. Erkekler, İletişim Özürlü Yeni Sorumsuz Yaratıklar olmanın, kadınlar, Cep Telefonuyla Her Pozisyonda Konuşan Yaratıklar olmanın  keyfini yaşıyorlar. Ve sonra hayatları boyunca ayrı yaşamış, yetişmiş iki insanın bir birlikteliği yürütmesini
(ekonomik, toplumsal, kültürel çatışmaları da ekleyin) bekliyoruz. Amerikan'vari reçeteler, elde etme, elde tutma, etkileme, avlama yöntemleri adlı yazılar, kitaplar işe yaramıyor, ama ilgi topluyor. Belki bilmediğimiz bir şey kalmıştır diye topluyor bu ilgiyi. Acaba diyorum, evliliklerde sözleşme sistemine geçilse işe yarar mı?
5 yıl sonunda, taraflar sözleşme yenilese ya da otomatikman boşansalar. İnternet üzerinden zahmetsiz boşanma servisinin yurt dışında başladığını düşünürsek hiç de yabana atılacak bir fikir değil. Yoksa internete mahkum kalırsınız. Evlenecek olanlar sağdaki kutuyu, boşanacaklar soldaki kutuyu "tıklasın". Barışmak isteyenler Sinan Çetin'i arasın. Çıkışlar alttaki kutudan. Kolay çözümler dünyasına hoşgeldiniz!

 

 

 

GÜNDE 3 KEZ OKUNACAK BİR YAZI

Gürültü ve patırtının ortasında sükunetle dolaş, sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe, herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında, verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma. İçten ol, telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları, çünkü, dünyada herkesin bir öyküsü vardır. Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen, hayattaki tek dayanağın
odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış olmazsın. İşini öyle  sev ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın. Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir. Aşka burun kıvırma sakın, o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için, her bitkinin sürekli bir bakıma ihtiyacı olduğunu unutma. Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür. Yılların geçmesine öfkelenme, gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin, yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol. Hatırlar mısın doğduğun zamanları, sen ağlarken herkes sevinçle gülümsüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır... Hayatınızda bu ve benzeri önerileri daha önce duymuşsunuzdur. Ama ben size bugün hepsini birarada sunuyorum. İfadeler, Ermiş'in yazarı Halil Cibran'ın sözlerini andırıyor.  Her kim yazmış olursa olsun, sevindiğinizde, üzüldüğünüzde, kızdığınızda, umutsuzluğa kapıldığınızda, aşık olduğunuzda, heyecanlandığınızda okuyun. İlaç gibi geldiğini göreceksiniz. <******>
 

                                                                                     "Müsaitseniz Size Aşık Olabilirmiyim?"

Yorum (1) Yorum yaz!

KOCAKAYA MÜHENDİSLİK

ELEKTİRİK-ELEKTİRONİK PROJE  TAAHHÜT  VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ VERİLİR

TEL/FAK:04122289060

Yorum (yok) Yorum yaz!